MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR
Davacı şirket, davalı ... ile 22.11.2011'de Personel ve Öğrenci Yemek Hizmetleri için sözleşme imzaladıklarını, işe başlama tarihinin 02.01.2012, bitiş tarihinin ise 31.12.2012 olduğunu, kendilerine 02.01.2013'te tebliğ edilen bila tarih ve bila sayılı yazı ile, yazının tebliğ tarihinde sözleşmenin feshedileceği ve teminatın gelir kaydedileceğinin belirtildiğini, sözleşmenin zaten 31.12.2012 de sona erdiğini, sözleşme bitiminde de gerekli devir ve teslimatlar yapıldığından feshin mümkün olamayacağını bildirdiklerini, sözleşme sonuna kadar yemek hizmeti verdiklerini, davalının da bu süre içinde bir ihtarı olmadığını, tutanaklardan da anlaşılacağı üzere olayın üniversite ve öğrenciler arasında olup, kartlardan 1100 TL veya 4,50 TL alınmasında bir kazançları olmadığını, idarenin satılan yemek kadar sabit fiyatla ödeme yaptığını ileri sürerek, Albaraka Türk Katılım Bankası Aş tarafından verilen 21.12.2011 tarihli 218.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı idarenin, davacı tarafın sözleşmeye aykırı eyleminden dolayı zarara uğratıldığı iddiasıyla sözleşmeyi iptal etmesi ve teminat mektubunun irat kaydının MK 2. maddesi ile bağdaşmadığı, davalı kurum yönünden sebepsiz zenginleşme doğurduğu, davacı şirkete atfı kabil bir kusurun bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı şirket, davalı ile Personel ve Öğrenci Yemek Hizmetleri ihalesi için sözleşme imzaladıklarını, sözleşme süresinin bitiminden sonra kendilerine tebliğ edilen yazı ile sözleşmenin feshedileceği ve teminatın gelir kaydedileceğinin belirtildiğini, sözleşme sonuna kadar yemek hizmeti verdiklerini ileri sürerek, teminat mektubunun iadesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, idarece yapılan denetim sonucu alıkonulan 15 adet öğrenci kartının yüklenici firma personeli tarafından turnikelerde okutulduğunun tespit edildiğini, öğrenci kartlarının teslim alınarak tutanak tutulduğunu, öğrenci kartlarının birden fazla kez okutulması sonucu idarenin zarar gördüğünü, yüklenici firmanın ise yapılan bu işlemle çıkar sağladığını, davalının sözleşmeye ilişkin işlemlere fesat karıştırıp bilgi ve deneyimini idarenin zararına kullandığını savunarak, davanın reddini dilemiş; mahkemece, davacı şirkete atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı şirket tarafından, davalı idarece 1 yıl süre ile tüm ihalelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 13.03.2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline dair Ankara 8. İdare Mahkemesinde açtığı dava sonucunda, Ankara 8. İdare Mahkemesinin 13.12.2013 tarihli kararı ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 25. maddesinin c ve d bendinde belirtilen sözleşme konusu işin yapılması veya teslimi sırasında hileli malzeme, araç veya usuller kullanmak, fen ve sanat kurallarına aykırı, eksik, hatalı veya kusurlu imalat yapmak ve taahhüdünü yerine getirirken idareye zarar vermek fiilinin sübut bulduğu anlaşıldığından anılan Kanun'un 26. maddesi hükümleri doğrultusunda tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı şirket tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay 13. Dairesinin 13.05.2014 tarihli kararı ile hükmün onanmasına karar verildiği, 05.06.2015 tarih ve 2014/4072 Esas, 2015/2116 Karar sayılı ilamı ile de karar düzeltme isteğinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, davalı idarenin savunması üzerinde durularak, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi hükümleri de değerlendirilmek suretiyle, gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden taraf, hakim ve Yargıtay denetimine açık bir rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.