MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...'a olan borcundan dolayı hakkında icra takibi başlatıldığını, bu takip başlatılmadan önce alacaklı vekili olduğunu söyleyen davalı ...'in kendisini arayarak, 4.000,00 TL göndermesi durumunda takip başlatılmayacağını söylemesi üzerine davalı...'e bu parayı gönderdiğini, ancak davalı alacaklı ... vekili, davalı ... tarafından senet bedelinin tamamı üzerinden takip başlatıldığını, sonrasında da davalı ...'in ödeme yapmak istemesi üzerine kısım kısım ödemeler yaparak toplamda 10.500,00 TL'yi davalı ... hesabına posta havalesi ile gönderdiğini, davalı ..'e yapılan ödeme belgelerini kabul etmeyen davalı alacaklı ... vekili olan davalı ...'i azledip paranın tamamı üzerinden takibe devam ettiğini, davalılar hakkında suç duyurusunda bulunması üzerine davalı ..'ın vekili aracılığıyla 5.500,00 TL'nin haricen önceki vekil tarafından tahsil edildiğini, kendilerinin de 1.000,00 TL'yi tahsil ettiğini beyan ettiğini, davalı ...'in davalı ...'in kızı olup aynı büroda çalıştıklarını, bu şekilde davalı tarafa 11.500,00 TL ödemede bulunduğunu ileri sürerek, 5.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazla yapılan ödemenin ve % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., ödemelerin takipte yetkisi bulunmayan davalı ..e yapıldığını, ..'e vekalet vermediğini, davalı ...'den 5.500,00 TL ve davacıdan 1.000,00 TL aldığını, bunun dışında yapılan bir ödeme olmadığını, davalı ... ise; babasına yapılan ödemeyle bir ilgisinin olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Diğer davalı ...'in ise yargılama sırasında öldüğü anlaşılmıştır.
Mahkemece, davalı ...'e yapılan ödemelerin kötü ödeme olduğu, kötü ödeyenin bir daha ödeme yapması gerektiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı ... tarafından hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle haricen ödemeler yaptığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davalı ..'e yapılan ödemelerin kötü ödeme olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının, takip dosyasına sunduğu 12.3.2009, 20.3.2009, 14.4.2009, 11.5.2009 ve 5.6.2009 tarihli, hakkında başlatılan takibe ve takibe dayanak senede mahsuben ödeme yaptığını belirten şekilde açıklamaların bulunduğu ptt makbuzları ile davalılardan kızı ... ile birlikte aynı büroda çalışan... ...'e toplam 10.500,00 TL para gönderdiği, bu paranın 5.500,00 TL'lik kısmının ... tarafından diğer davalı ...'a ödendiği dosya kapsamı ile sabit olduğu gibi; taraflar arasında da uyuşmazlık konusu değildir. Yine dosya kapsamından açıkça anlaşılacağı gibi davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ettiği sabit olmakla beraber, davalı ..'in vefat ettiği ve mirasçılarının da mirası reddettikleri gözetilerek davalılar ... ve ... yönünden sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 24,30 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 49,95 TL harcın davalı ...'dan alınmasına, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.