MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, davalı banka tarafından komisyon, dosya masrafı ve yapılandırma adı altında 3.750,00 TL haksız kesinti yapıldığını ileri sürmüş, bu talebini yargılama sırasında 03.11.2015 tarihli dilekçe ile ıslah ederek 7.169,70 TL artırarak toplam 10.919,70 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.750,00 TL'nin davalıdan tahsiline, “davacının dava dilekçesinde davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı ve sonradan talep ettiği kısım için ayrı bir dava açıp birleştirme talebinde bulunmadığı” gerekçesiyle ıslah edilen fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı bankadan kullandığı krediler sebebiyle davalı banka tarafından değişik adlar altında tahsil edilen bedellerin iadesi talebiyle eldeki davayı açmıştır. 6100 sayılı HMK’nun Geçici 1. maddesi nazara alınarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanunun 109/3. maddesindeki "Dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hali dışında kısmi dava açılması talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez." hükmü uyarınca, dava dilekçesinde fazlaya dair hak saklı tutulmasa dahi, davacı davada talep ettiği miktar yönünden açıkça feragat etmediğinden, sonradan yapılacak hesaplama ile ortaya çıkan sonuca göre ıslah edilen miktarın da Mahkemece değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ve gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bent gereğince temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.