... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 1. Tüketici Mahkemesinden verilen 10.7.2014 tarih ve 2099-1190 sayılı hükmün Dairenin 2.12.2015 tarih ve 19640-35187 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, taşınmaz bedelini ödediğini ancak davalı firmanın zamanında teslimi gerçekleştirmediğini, iskan izninin alınmadığını belirterek gecikmeden kaynaklı 18,5 aylık kira bedeli olan 23.125,00.TL, haksız olarak tahsil edilen aidat bedeli 3.172,26.TL, fazladan tahsil edilen 1.263,89.TL ile değer kaybından kaynaklanan 10.000,00.TL olmak üzere toplam 37561,15 TL’nin faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, husumet yöneltilen ... Adi Ortaklığının tüzel kişiliği bulunmadığını savunarak davanın husumet yokluğu nedeni ile reddini dilemiştir.
Mahkemece, adi ortaklığın hükmi şahsiyeti bulunmadığından davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiş; dairemizce davacının temyiz nedenlerinin reddiyle, kararın onanmasına karar verilmiş; bu kez davacı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Davacı, davalı ortaklık ile yapılan satış vaadi sözleşmesi gereğince kendisine teslim edilmesi gereken taşınmazın süresi içerisinde teslim edilmediğinden bahisle oluşan zararın tazminini istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı ... ortaklık olarak hükmi şahsiyetlerinin bulunmadığını savunmuş, mahkemece, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Davaya konu sözleşmede satıcının Unvanı ... olarak gösterilmiş ancak bu ortakların ünvanları belirtilmemiştir. Bu noktada tüketicinin, davayı yönelteceği satıcının ünvanı noktasında yanılgıya düşmesi beklenebilir bir hatadır. Her ne kadar 6100 sayılı Hukuk Usuli Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesi kapsamında bir davada taraf değişikliği ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün ise de, aynı maddenin üçüncü fıkrasında maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilebilir. Öyleyse usulün ilgili maddesi gereği karşı tarafın rızası aranmaksızın taraf değişikliği talebi yerel mahkemece kabul edilmeli iken yanlış değerlendirmeye dayalı karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken, zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacılarının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 02/12/2015 tarih ve 2015/19640 Esas 35187 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy