MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, döviz cinsinden konut kredisi kullandığını, bu kredi nedeniyle 800 TL ekspertiz ücreti,3.900 CHF (isviçre frangı) kredi kullandırım ücreti, 292.50 CHF kredi sigorta komisyonu alındığını, çeşitli adlar altında yapılan kesintilerin haksız olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 800 TL ile 4095 CHF masrafın yasal en yüksek değişken faiz eklenerek toplamının tarafına iadesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 4.333,69 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 6778,34 TL'nin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, döviz cinsinden kullanılan konut kredi nedeniyle alınan masrafların iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki 03.10.2007 tarihli sözleşmeye göre kredinin 195.000 TL CHF ana para, 180 ay vade, 0.55 faiz üzerinden kullanıldığı ve 800 Tl ekspertiz ücreti,3.900 CHF(isviçre frangı) kredi kullandırım ücreti, 292.50 CHF kredi sigorta komisyonu alınmasının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak TL üzerinden karar verilmiş ise de; TBK 99. (BK 83) maddesinde “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Hal böyle olunca, davacının sözleşmede döviz cinsinden ödenmesi kararlaştırılan masrafları döviz cinsinden talep edebileceği ve HMK 26.maddesi gereğince mahkemenin, davacının talebi ile bağlı olup, bu talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, 05.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy