MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya olan borcu nedeniyle davalının icra takibi yaptığını, borcu haricen ödemesi üzerine davalının icra dosyasına alacağından feragat ettiğini bildirdiği halde sonradan takibi yenileyerek ödeme emri gönderildiğini ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya kefil olması nedeniyle ödediği borcun davacıdan rücuen tahsili amacıyla davacı aleyhine icra takibi yaptığını, davacının kendisine 670TL ödeyerek kalan borcunu ödemek üzere söz vermesi nedeniyle icra takibini kaldırdığını, ancak borcunu ödememesi üzerine takibe devam ettiğini savunmuş, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin, davanın reddine dair kararı davacının temyizi üzerine, dairemizce davacı yararına bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, ... 2013/261 esas sayılı dosyasındaki başlatılan takibin iptali ile dosya borçlusu davacı ...'in bu dosya nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, davacı ...'den tahsil edilen 10.226,31TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin usulüne uygun olmadığından reddine, karar verilmiş; hüküm, yine davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-İ.İ.K'nun 72/4 maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklının icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olması halinde borçlu lehine tazminata hükmedilmesi mümkündür. Bir başka deyişle alacaklının icra takibi yapmakta haksız bulunmasının yanında kötüniyetli olduğunun belirlenmesi halinde tazminata hükmedilebilir. Davalı, icra dosyasındaki alacağından feragatine rağmen takibi yenilediğinden kötüniyetli olduğunun kabulü gerekir. Buna göre davacı lehine, 22.740,00 TL üzerinden kötüniyet tazminatının koşulları oluşmuş olmasına rağmen, hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Davacı, davalının başlattığı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş, mahkeme davanın kabulüne karar vermiştir. Davalı, icra takibini 22.740,00 TL asıl alacak üzerinden başlattığına ve davacı da bu bedel üzerinden dava değerini gösterdiğine göre, menfi tespit olan işbu davada, davanın kabulüne karar verildiğinden, bu bedel üzerinden davacı lehine vekalet ücreti verilmesi gerekir. O halde, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre davacı lehine 2.728,8 TL vekalet ücreti takdiri gerekirken, 1.500,00TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozma nedenidir.
3-Dosya kapsamından, feragat tarihi olan 20.05.2011 tarihinden sonra icra müdürlüğü tarafından tahsil edilen toplam meblağın 10.226,31 TL olduğu anlaşılmakla, bu bedelin davacıya iadesine karar verilmiş ancak 19.11.2015 tarihli celsede yasal faiz talep edilmiş olduğu halde hükmedilmemiş oluşu, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4. bendinin tamamen hükümden çıkarılarak yerine "Davacının kötüniyet tazminatı talebinin 22.740,00 TL asıl alacak üzerinden kabulü ile, 22.740,00 TL'nin % 20 si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına; 2. bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün 7. bendinde yer alan "1.500 TL” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine, "2.728,8 TL” ibaresinin yazılmasına, 3. bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün 3. bendindeki “10.226,31 TL'nin” ibaresinden sonra gelmek üzere “yasal faiziyle birlikte” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 175,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy