MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, faizlerin düşmesi üzerine krediyi yapılandırdığını, kullandığı kredi ile ilgili olarak yapılandırma ve masraf adı altında haksız kesinti yapıldığını belirterek şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 13.515.81 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4.717,50 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm,davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, konut kredisi sözleşmesinden kaynalanan masrafların iadesi talebine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak 30.12.2013 tarihinde kesilen 3.975,91 TL erken ödeme bedeli ile 16.10.2009 ve 14.12.2012 tarihlerinde ayrı ayrı kesilen toplamda 2.500,00 Tl hayat sigortası primi yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de; Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere davalı banka tacir olup yaptığı masrafları tüketiciden isteme hakkı bulunduğu halde, bankanın ancak kredinin verilmesi için zorunlu olan makul ve belgeli masrafları tüketiciden isteyebileceğinin kabulü gerekir. Dosya kapsamında bulunan belgelerden 30.12.2013 tarihinde yapılan 3.975,91 TL kesintinin yapıldığı yapılandırma sebebiyle değil kredinin erken kapatılması sebebiyle dolayısıyla kararın bu yönden isabetli olduğu; ancak, hayat sigortasına ilişkin poliçenin bulunmadığı, yalnızca hayat sigortası bilgilendirme formu ve primin kesildiğine ilişkin hesap özetinin bulunduğu görülmüştür. O halde mahkemece, davalı bankadan poliçe belgesinin ibrazı istenmeli, böyle bir poliçenin varlığı halinde hangi sigorta şirketi ile işlem yapılmış ise o sigorta şirketinden ödeme belgeleri de celp edilerek, dairemizin yerleşik ictihadları da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle hayat sigortası yönünden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm,davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy