MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı idare ile aralarında düzenlenen sözleşme uyarınca davalıya hizmet verdiğini, sözleşme süresince 5510 sayılı yasada yapılan değişikliğin davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve istihkaklarından haksız kesintiler yapıldığını, 5510 sayılı yasanın 81. maddesine eklenen bende göre sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik etmek amacıyla sigorta pirim oranının % 5'lik kısmının hazinece karşılanacağının belirtildiğini, 5510 sayılı yasanın yürürlüğünden itibaren bu kanun gereğince 5 puanlık indirimleri uygulamak suretiyle sigorta primlerini tahakkuk ettirildiğini ve ödendiğini, ancak davalı idarenin söz konusu pirim indirimlerini hak edişlerinden haksız olarak kestiğini, söz konusu kesintilerin tahsili için Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/86 E. sayılı dosyası ile açılan dava sonucu 15.000 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline ve fazlaya ilişki haklarının saklı tutulmasına karar verildiğini ve saklı tutulan hakları yönünden bu davanın açıldığını ileri sürerek ve fazlaya ilişki hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL haksız kesinti tutarının kesildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının hakedişlerinden yapılan 17.542,61 TL asıl alacağın dava tarihi olan 03.06.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı idarece hakedişlerinden haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek bu kesintinin iadesi talebiyle eldeki davayı açmış, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 17.542,61 TL'nin dava tarihi olan 03.06.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ne var ki, dava tarihi 03.06.2013 değil, 13.06.2013'tür. Mahkemece, alacağa işletilecek faizin başlangıç tarihi isabetli olarak dava tarihi olarak gösterilmiş olmakla beraber, dava tarihinin hatalı olarak 03.06.2013 olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3-Harçlar Kanunu' nun 13/j. maddesi gereği, davalının harçtan muaf tutulması gerekirken bakiye harcın davalıdan tahsiline ve davacı tarafından yatırılan yargılama giderleri içinde yer alan harçların da yargılama gideri olarak davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “03.06.2013” tarihinin hükümden çıkartılarak yerine 13/06/2013” tarihinin yazılmasına; üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “Karar tarihi itibarıyla alınması gereken kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.198,33 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile 856,78 TL harcın kabul-red oranına göre 589,29 TL sinin davalıdan, 267,49 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına” cümlesinin tamamen hükümden çıkartılarak yerine, “Davalı harçtan muaf olduğundan davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan 24,30 TL başvurma harcı, 341,55 TL peşin harç ve 466,20 TL ıslah harcın toplamı 832,05 TL'den, kabul ve red oranına göre davacı tarafından ödenmesi gereken 267,49 TL'nin mahsubu ile 564,56 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine” cümlesinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “Davacı tarafça yapılan 3.518,60 TL posta, tebligat, bilirkişi ücreti, başvurma harcı ve 466,20 TL ıslah harcı toplamı 3.984,80 TL nin kabul-red oranına göre, 2.724,40-TL nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacının üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine “Davacı tarafça yapılan posta, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere 3.494.30 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.376.00 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacının üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy