... vekili avukat ... ile ... aralarındaki dava hakkında ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 08/12/2011 tarih ve 2013/216-2014/34 sayılı hükmün Dairenin 04/12/2014 tarih ve 2014/12528-2014/38481 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalıya 35 adet kurbanlık büyükbaş hayvan satışı yaptığını, davalının bu satış bedeline mahsuben yaptığı 7.000 TL ödeme dışında kalan alacağının ödenmediğini, bakiye alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhinde icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu işlemi yapan davalı kooperatif başkanının kaymakamlığa verdiği dilekçe ile, bu satış ilişkisinin şahsi işlemi olduğunu kabul ederek ödendiğini beyan ettiğini, dolayısıyla davalı kooperatif olarak sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 04.12.2014 tarih 2014/12528 Esas, 2014/38481 Karar sayılı ilamı hükmün onanmasına karar verilmiş olup, davacı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı, davalıya 35 adet kurbanlık büyükbaş hayvan sattığını, bu satış ilişkisi nedeniyle ödenmeyen alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş, davalı ise borcun önceki başkanın şahsi borcu olduğunu savunmuştur.
Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen davalı kooperatif başkanı... imzalı 14.08.2006 tarihli “Alım-Satım Senedi” başlıklı belge içeriğinde, davacıdan kooperatif adına 35 adet kurbanlık dana satın alınarak kooperatife teslim edildiği, satış bedeline mahsuben kooperatif tarafından davacıya 7.000 TL ödendiği, bakiye 35.500 TL’nin 5 ay sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından bu belgeye ilişkin yapılan savunmada, söz konusu belgede kooperatif ana sözleşmesine göre kooperatifi temsile yetkili iki kişinin imzasının bulunması gerektiği halde sadece kooperatif başkanının imzasının bulunması nedeniyle kooperatif yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı savunulmuştur.
Davalı kooperatife ait 12.08.2006 tarih ve 296 nolu yönetim kurulu kararıyla 35 adet kurbanlık besi dana ile 100 adet süt ineği alma kararı alınmış ve 01.09.2006 tarih 299 nolu yönetim kurulu kararında 296 nolu karara göre 35 adet gıcık dana satın alındığı,ancak bu 296 nolu satın alma kararının iptaline karar verilerek 35 adet gıcık dananın davacı satıcı ...’a satın alınan fiyattan geriye iadesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı ile davalı kooperatif başkanı... arasında kooperatifi temsilen yapılan 14.08.2006 tarihli “Alım-Satım Senedi” başlıklı belgede kooperatif ana sözleşmesine uygun olarak kooperatifi temsilen yetkili iki kişinin imzası bulunmadığı sabit ise de,davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan 12.08.2006 ve 01.09.2006 tarihli kararlarla bu satışın benimsendiği ve 14.08.2006 tarihli “Alım-Satım Senedi” başlıklı sözleşmenin geçerliliğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı Kooperatif başkanı... tarafından... Kaymakamlığına verilen 03.06.2010 tarihli dilekçe ile davalı kooperatife davacı tarafından satışı yapılan 35 adet büyükbaş hayvanın satışını kooperatifin kabul etmemesi nedeniyle kendisinin devraldığını beyan etmiş ise de, bu husus davalı kooperatif ile ... arasındaki iç ilişkiye ilişkin bir husus olup, davalı kooperatifin davacıya olan sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte değildir.
Hal böyle olunca, davacı tarafından 35 adet büyükbaş hayvanın davalıya satışına ilişkin 14.08.2006 tarihli sözleşmenin geçerli olduğu gözetilerek, satış akdi ilişkisine konu 35 adet büyükbaş hayvanın toplam satış bedeline ilişkin tarafların iddia ve savunmaları kapsamında gerekli değerlendirme yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemiz onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 04.12.2014 tarih 2014/12528 Esas, 2014/38481 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 57,60 TL harcın istek halinde iadesine, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy