MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, alacaklı ... vekili sıfatı ile borçlu aleyhine icra takibi başlattığını, borçlunun taşınmazlarına haciz konulduğunu, borçlu ile irtibata geçen davalı ...'nın resmi ve akdi avukatlık ücretini ödememek için borçlu ile anlaşmaya vardığını, İcra Müdürlüğüne başvurarak taşınmaz üzerindeki hacizleri haricen tahsil beyanı ile kaldırdığını ve icra takip dosyalarının işlevsiz bırakıldığını, 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 164.maddesine göre, her iki davalının vekalet ücretinden sorumlu olduğunu ve bu sebeple davalılar hakkında İstanbul Anadolu 22.İcra Müdürlüğünün 2015/1036 esasında kayıtlı icra takip dosyası ile takip başlattığını, davalıların borca ve yetkiye itirazda bulunulduğunu belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına ve lehlerine inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
Mahkemece, DAVANIN GÖREV NEDENİ İLE USULDEN REDDİNE, dosya üzerinden karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, vekalet ücreti alacağını tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemiyle dava açmış, mahkemece davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmiştir. Davalılar vekilince, dava dilekçesi, tensip zaptı tebliğ edilmeden görevsizlik kararının verilmesinin usule aykırı olduğu gerekçesiyle dosya temyiz edilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık, 6100 sayılı HMK'nın 114/c maddesi gereğince dava şartı olan “mahkemenin görevli olması” şartı hakkında taraf teşkili sağlanmadan karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemenin görevli olması dava şartıdır (HMK. m.114/1-c). Dava şartları ve ilk itirazlar, ön incelemede sonuca bağlanır. Ön inceleme ise, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılır (HMK. m.137/1, 139/1 ilk cümle). Buna göre görevsizlik kararı verilebilmesi için; dava dilekçesinin davalıya tebliği (HMK. m. 122), cevap süresinin beklenmesi (HMK m.127), cevap verilmesi halinde davacıya tebliği (HMK m. 126), davacının cevaba cevap verme süresinin beklenmesi, verdiğinde diğer tarafa tebliği (HMK. m.136/1), davalının ikinci cevap süresinin beklenmesi, verdiğinde diğer tarafa tebliği (HMK. m. 136/1) zorunludur. Mahkemenin, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verilebileceğini öngören aynı Kanun'un 138. maddesi hükmü, dilekçelerin karşılıklı verilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu hüküm, hakime, belirtilen hususlar hakkında gerekmiyorsa ön inceleme duruşması yapmaksızın karar verebilme yetkisi tanır. Ön inceleme duruşması yapmaksızın dosya üzerinden karar verilebilmesi için de davanın ön inceleme aşamasına getirilmiş olması gereklidir. Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 137/1. maddesinde, ön incelemenin dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılacağının açıkça öngörülmüştür.
Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 1086 sayılı Kanundan farklı olarak iddia ve savunmanın genişletilmesi yahut da değiştirilmesi yasağını dava ve cevap dilekçesinin verilmesiyle başlatmamış; bu yasağı, ileriye dilekçelerin karşılıklı verilmesinin tamamlanmasına, bazı hallerde ön inceleme duruşmasına kadar ötelemiştir. Bu düzenleme ile davacının cevaba cevap dilekçesinde iddialarını değiştirerek ve genişleterek başlangıçta görevli olmayan mahkemeyi görevli hale getirmesi de mümkün hale gelmiştir. Tarafların bu haklarını kullanabilmeleri, dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesini veya bunun için kanunda belirlenen sürelerin geçmesini zorunlu kılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 114. maddesi uyarınca dava şartlarından olan görev konusunda aynı Kanun'un 138. maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilebilir ise de, ancak bunun için dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilerek savunma hakkı tanınması gerekir. Dava dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmesi HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına da aykırılık oluşturmaktadır.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar göz ardı edilerek davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmeden görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy