MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 02/06/2011 tarihinde avukatlık ücret sözleşmesi düzenlediklerini, buna göre, ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine hukuk mahkemelerinde açılacak davalardaki talep miktarının % 10'unun (90.000 Euro + gecikme bedelinin % 10'u) avukatlık ücreti olarak kararlaştırıldığını, kendisi tarafından davanın layıkıyla yürütüldüğünü ancak haksız azledildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, hak kazandığı ücretin tespitiyle 206.676,00 TL'nin azilname tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 110.659,50 TL'nin, dava tarihi 21/12/2011'den itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, haksız azil nedeniyle vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı haksız azledilmiştir. Haksız azledilen avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir. Dosya kapsamı incelendiğinde, taraflar arasında 02.06.2011 tarihli “avukatlık ücret sözleşmesi” olduğu, buna göre, avukatlık ücreti olarak - hukuk davalarında - nisbi ücretin kararlaştırıldığı (talep miktarının % 10’u) anlaşılmaktadır. Her ne kadar, mahkemenin karara esas aldığı 09.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda, davalının kararlaştırılan ücretin yarısından mesul olduğu değerlendirilmesi yapıldığından, mahkemece sözleşmede belirtilen ücretin yarısı üzerinden hüküm kurulmuş ise de, sözleşmeyi imzalayan kişilerin karşı tarafa karşı sözleşmede belirtilen bedelden tam sorumlu olacağı düşünülmeksizin, hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: (1) nolu bentte belirtilen nedenle kararı temyiz eden davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2-İkinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 5.669,35 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy