MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan 2009 yılında 90.000,00-TL tutarında konut kredisi kullandığını, bu kredi ile ..... İli, ... İlçesi,.... Mahallesi, ... Pafta,.... ada, ....parsel de kurulu binadan konutu satın aldığını, davalı banka tarafından da kredi kullanımı sırasında bu konut üzerine 180.000 TL üzerinden ipotek konulduğunu, kredinin son taksitini Ekim 2014 tarihinde ödeyerek borcu bitirdiğini, şifahi talebine rağmen ipoteği kaldırmayan bankaya 20/04/2015 tarihinde iadeli taahhütlü yazılı mektupla müracaat ederek ipoteğin kaldırılmasını talep ettiğini, ipoteğin kaldırılmadığını belirterek taşınmaz üzerine konulan ipoteğin fekkini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın KABULÜ İLE;.... ili, .... ilçesi, ... pafta, ... ada,... parsel,... numaralı bağımsız bölüm üzerinde bulunan .... A.Ş. Lehine konulmuş olan İPOTEĞİN FEKKİNE, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalı banka tarafından kullandırılan konut kredisi neticesinde taşınmaza konulan 180.000 TL değerindeki ipoteğin fekkine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 180.000 TL üzerinden %12 vekalet ücreti olan 21.600 TL nispi vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Oysa ilk 35.000 TL için % 12, sonra gelen 45.000 TL için %11, sonra gelen 80.000 TL için % 8 ve sonra gelen 240.000 TL için %6 oran dikkate alınarak vekalet ücretinin hesaplanması gerekmektedir. Söz konusu tarife dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacı vekili yararına 16.750 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK'nun 370. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın hüküm bölümünün 6. bendinde yer alan “21.600 TL” söz ve rakamlarının çıkartılarak yerine “16.750 TL” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 3.080,90 TL harcın istek halinde iadesine, 13/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy