MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kulladığı konut kredisi nedeniyle değişik adlar altında toplam 4375 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek, bunun tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile toplam 4375 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı; davalı bankanın, kullanmış olduğu Konut Kredisi nedeniyle haksız kesinti yaptığı bedellerin tahsili için eldeki davayı açmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği üzere, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun 28.05.2014 tarihinde; bu kanunun verdiği yetkiye istinaden ... tarafından çıkarılan Finansal Tüketicide Alınacak Ücretlere İlişkin Usül ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik ise 03.11.2014 tarih 29138 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Dosya kapsamından dava konusu kredinin anılan kanun ve yönetmeliğin yürürlüğü döneminde, 06.05.2015 tarihinde kullanıldığı görülmektedir. 6502 sayılı Kanun'un " Erken Ödeme " başlıklı 37.madesinde erken ödeme ücretine ilişkin; Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki yönetmeliğin " Tüketici ve konut finansmanı kredilerine ilişkin ücretler " başlıklı 10. maddesinde ise kredi tahsis ücretine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, hangi koşullarda ve ne şekilde bu ücretlerin alınabileceği hususu açıklanmıştır. Yine anılan yönetmeliğin ücret alınması mümkün olan ...“Ürün ve Hizmet Sınıflandırmaları” isimli listenin Bireysel Krediler başlıklı kısmında tahsis ücreti, ekspertiz ücreti, taşınır ve taşınmaz rehin tesis ücretine yer verilmiştir. Mahkemece anılan kanun ve yönetmelik hükümleri dikkate alınmadan karar verildiği görülmektedir. Hal böyle olunca; dosya konusunda uzman bilirkişiye verilerek, anılan kanun ve yönetmelik hükümlerini de gözeten taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönler göz ardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy