MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmetin ayıplı olması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, kredinin kullanımı sırasında kendisinden dosya masrafı ve değişik adlar altında kesintiler yapıldığını ileri sürerek, 10 TL'nin tahsilini istemiş, ıslah ile talep miktarını 2.799 TL'ye artırmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, talebin 3.000 TL'nin altında olduğu, 6502 sayılı yasanın 68.maddesine göre dava değeri 3.000 TL'nin altında bulunan uyuşmazlıklarda tütekici hakem heyetlerine talepte bulunulması gerektiği gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 68/1 maddesine göre; “Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünda bulunan illerde ise iki bin Türk lirası ile üç bin Türk lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.” Aynı yasanın 70/5 maddesine göre; “Tüketici Hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.” Eldeki davada talep, Tüketici Hakem Heyetinin verdiği karara karşı yapılan itiraz niteliğinde olmayıp, kullanılan kredi nedeniyle davalı banka tarafından haksız kesilen masrafların tahsiline ilişkindir. Bu nedenle verilen karar kesin olmadığı gibi mahkemece kararını kesin olarak verildiğinin belirtilmiş olmasıda kararın kesin olduğunu göstermez. O halde mahkemece verilen 25.02.2016 tarihli ek kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle anılan ek kararın kaldırılarak davacı tarafın temyiz incelemesine geçilmiştir.
2-Yapılan temyiz incelemesi sonucunda da mahkemece verilen kararın dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz talebinin reddine ilişkin 25.02.2016 tarihli ek kararın kaldırılmasına, ikinci bentte açıklanan nedenlerle dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 15/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy