MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, kullandığı kredi nedeniyle davalı banka tarafından kesilen 4.011 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece davanın kabulü ile 4.011 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm taraflarca yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Somut olayda, mahkemece davanın kabulüne hükmedilmiş, verilen bu karar davacı tarafından vekalet ücretine hasren temyiz edilmiş olmakla, temyiz edilen bu bölüm karar tarihi itibariyle 2.080,00 TL'yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı davalı bankanın, kullanmış olduğu Tüketici Kredisi nedeniyle haksız tahsil ettiği bedellerin tahsili için eldeki davayı açmış olup, davadan önce davalı bankayı temerrüde düşürdüğüne ilişkin dosyada başkaca delil ve bilgi bulunmamaktadır. Mahkemece, kabulüne karar verilen miktarın dava tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ödeme tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeni bir yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bentde açıklanan nedenlerle davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE, ikinci bentde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 2.satırında yer alan “4.011,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ..." ifadesinin karardan çıkarılarak yerine “4.011,00 TL'nin dava tarihi olan 27.10.2014 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 68,50 TL harcın istek halinde davalıya iadesine, 02/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy