MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
İhtiyati haciz talep eden, temlik veren banka ile karşı taraf-borçlu arasında imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında karşı taraf-borçluya kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabı kat edilerek kendilerine ihtarname gönderildiğini, ancak bir sonuç alamadıklarını, 7.449,10-TL borca yeter miktardaki menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İtiraz eden karşı taraf, ihtiyati haczin reddini dilemiştir.
Mahkemece, İtiraz eden vekilince davanın daha önce 21/04/2015 tarihinde takipsiz bırakılarak yenilendiği, bu kez de itiraz eden vekilince davanın takip edilmediği, itiraz eden asil ve vekilinin seslenilmekle de hazır olmadığı, hazır olan ihtiyadi haciz talep eden vekili tarafından da davanın takip edilmediği bildirildiğinden HMK 320/4. Maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiş; hüküm, itiraz eden tarafından temyiz edilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden, karşı tarafın borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkullerinin ihtiyaten haczini talep etmiş, itiraz eden tarafça da ihtiyati haczin kabulüne ilişkin karara itiraz edilmiş; ancak mahkemece itiraz eden vekilince davanın daha önce 21/04/2015 tarihinde takipsiz bırakılarak yenilendiği, bu kez de itiraz eden vekilince davanın takip edilmediği, itiraz eden asil ve vekilinin seslenilmekle de hazır olmadığı, hazır olan ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından da davanın takip edilmediği bildirildiğinden HMK 320/4. Maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir.
Dava konusu olaya uygulanacak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 265. maddesinde “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.
Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.” düzenlemesi mevcuttur. Buna göre; mahkemece itiraz üzerine her iki taraf gelmese dahi evrak üzerinden inceleme yaparak karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın itiraz eden yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, 27/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy