MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullanmış olduğu kredi sebebiyle kendisinden değişik adlar altında haksız kesintiler yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 3.400 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş ıslah ile talep miktarını 6.334,76 TL ye artırmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-28.05.2014 tarihinde yürülüğe giren 6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Somut olayda, taraflar arasında 13.12.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalanmış, kullanılan 500.000 TL tutarındaki kredinin 60 eşit taksitte geri ödenmesi kararlaştırılmış ve buna ilişkin olarak “İşyeri 2. El Kredisi Ödeme Planı” düzenlenmiştir. Buna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari krediye ilişkin olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmadığına göre davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir. O halde mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde, davanın esasına girilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, 2.bentte belirtilen nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 04.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy