MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullandığı konut kredisi sebebiyle kendisinden haksız şekilde komisyon, ekspertiz, ipotek ve sigorta adı altında kesintiler tahsil edildiğini ileri sürerek toplam 3.876,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 650,00 TL kullandırım komisyonu, 200,00 TL ipotek ve 630,00 TL ekspertiz masrafı olmak üzere toplam 1.480,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile kendisinden hukuka aykırı olarak kredi sözleşmesi kapsamında yapılan kesintilerini iadesini istemiştir.Bankaların kredi borçlusuna sigorta yaptırmasındaki asıl amacının, kredi borcunu teminat altına almak olduğu ve sigorta nedeni ile kredi borçlusunun belli bir prim ödeme borcu altına girdiği ve sigorta kapsamına alınmasında kredi borçlusu tüketicilerin de bir menfaatinin olduğu açık ise de sigorta bedeline ilişkin sadece dekont ibrazı yeterli olmayıp poliçenin de davalı banka tarafından mahkemeye ibrazı gerekmektedir.
Dairemizin yerleşik kararlarında vurgulandığı üzere bu tür davalarda ispat yükü bankaya ait olup davalı banka sadece kredinin verilmesi için zorunlu ve belgeli olan masrafları tüketiciden isteyebilir. Aksi halde belgesi ibraz edilmeyen masrafların tüketiciden istenebileceğine ilişkin kayıtlar haksız şart teşkil etmektedir.
Somut olayda Mahkemece, zorunlu deprem sigortası ... masrafının yasal anlamda alınmasının zorunlu olduğu, hayat sigortası ve konut sigortası yaptırılmasında ise sigortalı tüketicinin menfaati bulunduğu gerekçesiyle bu masrafların tüketiciye iade edilemeyeceğine karar verilmiş ise de dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre hayat sigortasının on yıllık süre ile düzenlendiği, konut sigortası poliçesinin ise dosyada bulunmadığı, bu yönüyle sigorta masraflarının zorunlu olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca Mahkemece sigorta masraflarının iadesinin gerekip gerekmediği hususunda uzman bilirkişi marifetiyle açıklamalı, taraf, hâkim ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınmak suretiyle sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve gerekçeye dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy