MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 28.11.2012 tarihinde satın alınan 0km aracın 25.1.2013, 22.2.2013 ve 4.3.2013 tarihlerinde arızalanıp serviste işlem gördüğünü, son serviste kalışında ise yasada öngörülen sürede aracın teslim edilmediğini ileri sürerek ödediği 35.541,86 TL nin, 1.00,00 TL maddi tazminatla birlikte davalılardan faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, iade şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde; “davacının davasının kısmen kabulü ile 2811.2012 tarihli fatura ile satılan dava konusu..... plaka sayılı 2012 model..... III.Y.TIT 4.K 1,6İ 125PS (.... marka ve model aracın davalılara iadesine, araç bedeli 35.541,86-TL'nin 04.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ve 455,00-TL mahrum kalma tazminatının 04.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, araç halen yetkili serviste olduğundan davacının iade ile sorumlu tutulmamasına," dair verilen mahkememiz hükmü... Araçlar Petrol Ürün Tarım ve Hayvan Gıda Maden San. Tic. A.Ş. hakkında kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, Davacının diğer davalı ... San. A.Ş. aleyhine açmış olduğu davanın reddine,” karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile ileri sürülen mütalaa ve tespitler ışığında davanın kabulü cihetine gidilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu aracın çalışmasıyla ilgili herhangi bir probleme rastlanılmamış ve sürüşüne bağlı olumsuz bir durum tespit edilmemiş olması nedeniyle gizli bir ayıp bulunmadığı görüşü ileri sürülmüşse de; 25.01.2013, 22.02.2013 ve 04.03.2013 tarihlerinde motor arıza lambası yanıyor, frenler sertleşiyor, aracın rölantisi motor ısındığında yüksek çalışıyor ve benzeri şikayetler ile servise bırakılan ve bir takım tamir işlemleri gören dava konusu araç için 22.04.2013 tarihli yetkili servis ihtarnamesine göre frenlerle ilgili şikayetin ve araç arızasının giderilmesi için ileri tetkike ihtiyaç duyulduğu bilgisinin davacı asile iletildiği anlaşılmaktadır. O halde, araca ilişkin var olduğu iddia edilen arıza ve ayıpların tespiti için yeterli test ve bilgisayar sistemine sahip uygun bir serviste yapılacak kontroller ışığında sonuca gidilmesi gerekirken, hükme esas alınan birlikişi raporunda gerçekleştirildiği üzere sadece sürüş testi ile yetinilmesi doğru olmayıp bu bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması mümkün değildir.
HMK'nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakimin, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlenmiştir. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir.
O halde, mahkemece, bu konuda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı eğitmenlerin bulunduğu teknik bölümlere haiz bir üniversiteden temin edilecek konularında uzmanların bulunduğu, akademik kariyere sahip 3 kişilik yeni bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle, teknik verileri gösterir, bu verileri yorumlar mahiyette ve bu yorumların nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, taraf itirazlarını karşılar nitelikte rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı ve bu nedenle eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/05/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.