MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... tarafından davalıya, 2005 yılı ekonomik raporunun hazırlanması karşılığında 26.03.2007 tarihinde 25.000,00 TL ödeme yapıldığını, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu 100. maddesine göre yapılan denetim sonucunda 2006 yılında danışmanlık hizmeti çerçevesinde davalıdan alınan hizmetin bedeli ödenmiş olmasına rağmen hiçbir dayanağı olmadığı halde 2006 yılında hazırlanan 2005 yılı ekonomik raporu karşılığında 25.000,00 TL+KDV ödemesi yapılarak odanın zarara uğratıldığının tespit edildiğini, ödenen bedelin faizi ile birlikte iadesi hususunda davalıya yapılan bildirimlere rağmen ödeme yapılmadığını, başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımının dolduğunu ileri sürmüş, ekonomik rapor hazırlanması hizmetinin danışmanlık sözleşmesi kapsamında bir hizmet olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya danışmanlık hizmet bedeli karşılığı ödenen bedelin hiçbir dayanağının olmadığının yapılan teftiş sonucu öğrenildiğini ileri sürerek davalıya yapılan ödemenin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, zamanaşımının dolduğunu ileri sürmüş, esastan davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığı kabul edilerek, davacının yaptığı fazla ödemeyi 10.06.2011 tarihli bakanlık yazısını tebliğ alarak öğrendiği ve 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 01.10.2012 tarihinde davalıdan ödeme talep ettiği ve davanın da 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle zamanaşımından davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki taraflar arasındaki uyuşmazlık, danışmanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, 818 sayılı B.K 125.maddesi (6098 sayılı TBK'nın 146. maddesi) gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğunun kabulü gerekir. Sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine bağlı olarak zaman aşımı süresinin uygulanacağının kabulü mümkün değildir. Hal böyle olunca; mahkemece, sözleşme ilişkisi nedeniyle 10 yıllık zamanaşamı süresinin uygulanması gerektiği gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle taraf delilleri toplanıp hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 13,00 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.