MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi
Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesince (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 2014/520 esas 2017/6 karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/336-387 sayılı kararının süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, 03/10/2008 tarihinde Finansbank ... Şubesinden 85.000 ... frangı karşılığında konut kredisi kullandıklarını, Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu'nun 21/07/2009 tarihli tavsiye kararı ile döviz endeksli konut kredisi kullandırılan Türkiye geneli tüm bankalarda borçların Türk Lirası cinsinden yapılandırılmasına ilişkin karar aldığını, 18/03/2014 tarihinde ... Frangının Türk Lirasına çevrilmesine yönelik müracaatlarından sonuç alamadıklarını, bunun Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna arz ettiklerini, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun da taleplerini değerlendirerek TBB'ye havale ettiğini, dava dayanağı kullanılan kredi konut kredisi olmasına karşın kendilerine daha sonradan ödeme planı adı altında tüketici kredisi imzalatıldığını, karşı tarafın kötü niyetli olduğunu, TBB üye olan bankaların yönetim kurulunca alınan kararların bağlayıcı olduğunu ve davalı yanın da TBB'ye üye olduğunu ileri sürerek; 4822 Sayılı Tüketicinin Korunması Yasasına dayandırılarak Türkiye Bankalar Birliği'nin 21/07/2009 tarihli kararı gereğince ... Frangının Türk Lirasına çevrilme taleplerine istinaden uyuşmazlığın çözülmesini ve 21/07/2009 tarihinden bugüne kadar ödenmiş veya ödenmesi gereken borçlarının hesaplanarak, Türk Lirasına çevrilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı banka vekili, TBB'nin tavsiye niteliğindeki kararından yararlanılabilecek kazanılmış bir hakkın söz konusu olmadığını savunarak; davanın reddini dilemiştir.
İlk Derece Mahkemesince "... davacının başlangıçta seçme özgürlüğü varken TL yerine döviz bazında kredi kullandığı, bir başka deyişle serbest iradesiyle kredi türünü belirlediği, ülkemizde zaman zaman ekonomik krizlerin vuku bulduğu ve bu bağlamda dövizle borçlanmanın risk taşıdığı da toplumun büyük bir çoğunluğu tarafından bilinen bir olgu olduğu, davacının, bu riski önceden öngörebilecek durumda olmasına rağmen dövizle kredi kullanma yolunu tercih etmiş bulunduğu, buna göre işlem temelinin çökmesinden bahsetmenin olanaklı olmadığı, bununla birlikte, eldeki davanın, kredi sözleşmesinin üzerinden birkaç yıl geçtikten sonra açılmış olması da nazara alındığında, sözleşmenin davacı tarafından benimsendiğinin kabulü gerektiği bu nedenle yukarıda belirtilen tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde dava konusu olayda uyarlama koşullarının bulunmadığı ..." gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karara yönelik davacıların ve davalının (katılma yoluyla) istinaf talepleri ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi gerekçesi benimsenmek ve kredinin kefili konumundaki davacı ... yönünden husumet ehliyeti bulunduğu tespit edilmek suretiyle reddedilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davacıların bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. madddesi uyarınca ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 02/07/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy