MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, murisleri ...'un dava dışı bankadan 14.5.2010 tarihinde 26.000,00 TL bedelli bireysel kredi kullandığını, bu parayı davalıya borç olarak verdiğini, ayrıca murisin davalıya ayrıca 1.250,00 TL elden borç para verdiğini, bunun 100,00 TL'nin geri ödendiğini, davalının toplamda 27.150,00 TL borcu bulunduğunu ve bu borcu ödemediğini ileri sürerek, 27.150,00 TL'nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddin, dilemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar, murisleri tarafından davalıya borç olarak verilen 27.150,00 TL’nın tahsili amacıyla eldeki davayı açmış, mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa ki karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesine göre; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” Buna göre davalı lehine dava değeri üzerinden hesaplanan 3.258,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacıların tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bent gereğince davalının temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm başlıklı bölümünün 5. bendinde yer alan "1.980,00 TL vekalet ücretinin" ibaresinin çıkartılmasına, yerine aynen "hesaplanan 3.258,00 TL nispi vekalet ücretinin" ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 35,90 TL harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.