... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 02/04/2015 tarih ve 2012/369-2015/226 sayılı hükmün Dairemizin 03/04/2018 tarih ve 2015/40367-2018/4124 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı; davalı Kurum ile aralarında ... hizmeti satın alma sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme gereğince sosyal güvenlik hizmetinden faydalanma hakkına sahip hastaların tedavilerinin kendileri tarafından gerçekleştirildiğini, daha sonra acil hastaları bakımından davalı Kurumun yeşil alan uygulaması adı altında yeni bir uygulama başlattığını, bu uygulama kapsamında davalı kuruma kesilen faturalar üzerinden 2012 Mart ayında 72 hastaya sunulan ... hizmetinin acil ... hizmeti olarak değerlendilemeyeceği gerekçesiyle 33.144,10 TL, 2012 Nisan döneminde ise 48 hasta bakımından aynı gerekçe ile 23.223,73 TL olmak üzere toplam 56.367,83 TL kesinti yapıldığını, yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunu, kendileri tarafından gerçekleştirilen işlemlerin sözleşmeye uygun olduğunu ileri sürerek, davalı Kurum tarafından gerçekleştirilen haksız kesintinin iptaline, kesintinin tahsil edilmesi halinde faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; 56.367,83 TL cezai şartın geçerli olmadığının tespiti ve iptaline, 33.144,10 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiş; hükmün, davalı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 03.04.2018 gün, 2015/40367 Esas 2018/4124 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş; bu kez davacı taraf karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı, eldeki dava ile davalı kurum ile aralarındaki sözleşme hükümlerine göre sunulan ve fatura edilen ... hizmetlerinin, acil ... hizmeti olmadığı ileri sürülerek; yapılacağı bildirilen kesintinin iptalini istemiş, mahkemece, hükme esas aldığı bilirkişi raporları doğrultusunda ilgili mevzuat hükümleri gereği acil servislere başvuran tüm hastaların acil hasta olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı Kurumun maddi bir kaybının olmadığı ve konunun insan sağlığı olması gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporları yetersiz ve denetime elverişli değildir.
Dava konusu uyuşmazlık, davacı tarafından acil ... hizmetleri karşılığı düzenlenen faturaların, davalı Kurumca kesintiye uğratılmasından kaynaklanmakta olup, acil ... hizmetlerinin tanımı ile bu hizmetlerin verilme ve geri ödenme usul ve esasları incelenerek, fatura bedelleri ödenmeyen hastalara verilmiş olan ... hizmetlerinin söz konusu usul ve esaslara uygun olup olmadığı, hasta bazında teker teker incelenmeli, hastalara ilişkin muayene özeti, kesinti, kesinti nedeni, kesin tutarı açık ve net şekilde raporda belirtilmelidir.
O halde, mahkemece, taraf, hâkim ve Yargıtay denetimine elverişli konusunda uzman bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının bozulması gerekirken, Dairemizce 03.04.2018 gün, 2015/40367 Esas 2018/4124 Karar sayılı ilamda "...acil vaka olarak durumları doğru fatura edilmiş yedi adet hasta hakkında davalı Kurumca uygulanan işlem için gerekirse bu hastalara dair uygulanan kesinti miktarı davalı Kurumdan da sorulmak suretiyle belirlenerek davacı talebinin bu kısım kadarı için kabulü ile kalan bölüm için davanın reddine karar verilmesi gerekirken..." şeklinde kararın bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olduğundan, davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin bozma kararının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklandığı şekilde bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 03.04.2018 gün, 2015/40367 Esas 2018/4124 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına ve hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 14/05/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.