MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı ile davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının eşi olduğunu, evlilik birliği devam ederken hiç bir bedel almadan kendisine ait taşınmazı davalıya devrettiğini ancak boşanma halinde davalının evi kendisine iade etmeyi taahhüt ettiğini, davalıya bir araba satın aldığını, ayrıca kendisi ceza evindeyken davalıya vekalet verdiğini, davalının bu vekaletle hesabına yatan aylıklarını ve banka kasasında bulunan para ve değerli eşyaları aldığını, bunları da ev ve araç ile birlikte boşanma davası açtığı halde kendisine iade etmediğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.918,00 TL'nin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini istemiş, verdiği ıslah dilekçesiyle talebini toplam 110.918,00 TL olarak arttırmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı ile davalı arasındaki boşanma davasının derdest olduğu ve davacının, evlilik birliği içinde önceden sahibi olduğu ancak bir bedel almadan davalıya sattığı dairenin bedeli, yine evlilik birliği içinde davalı tarafından satın alınan aracın satış bedelini kendisinin ödediğini iddia ederek aracın değerini, davalıya verdiği vekaletle hesabından ve banka kasasından çekilen para ve eşyaların değerini eldeki dava ile talep ettiği anlaşılmaktadır. Davacının, yargılama aşamasında ev eşyaları ile ilgili davasından vazgeçtiği de anlaşılmaktadır. Davacının geriye kalan talepleri gözetildiğinde, evlilik birliği içinde davalıya satılan taşınmaz ve davalı tarafından satın alınan araç da dahil mal rejiminin tasfiyesi niteliğinde olduğu, diğer taleplerinde buna tabi olacağı, bu hali ile eldeki davanın çözüm yerinin 4787 sayılı Aile Mahkemeleri'nin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi gereğince Aile Mahkemeleri olduğu anlaşılmaktadır. Görev kamu düzenine ilişkin olmakla yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde bulundurulur. Açıklanan nedenle, mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilerek, dava dosyasının görevli ve yetkili Aile Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken, işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 1.024,65 TL harcın istek halinde taraflara iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy