... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21/11/2014 tarih ve 2009/394-2014/456 sayılı hükmün Dairemizin 29/05/2018 tarih ve 2015/3843-2018/6351 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı; asıl davasında, davalı kurum ile aralarındaki sözleşmeye uygun olarak davalının sigortalılarına ilaç temin edildiğini, 19.04.2009 tarihinde emniyet görevlileri tarafından yapılan soruşturma kapsamında eczanede bulunan bir kısım küpür ve ilaçlara el konulduğunu, daha sonra da davalı tarafından tarafların arasındaki sözleşmenin iki yıl süreyle feshedildiğini, bu işlemin haksız olarak tesis edilmiş olduğunu ileri sürerek; yapılan sözleşmenin feshi işleminin iptaline karar verilmesini; birleşen davasında, aynı sözleşmeden ve bu sözleşmenin feshinden kaynaklanan uygulamalar sırasında müfettiş raporuna göre davacıya 35.448,00 TL'lik cezai şart uygulaması yapıldığını, bu bedelin davacının alacaklarından bloke uygulanarak ödenmediğini, yapılan işlemlerin hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu, eczanede bulunan 2.875,00 TL lik kupür için sözleşmenin 2 yıl feshi ve cezai şart uygulaması şeklinde yapılan işlemin doğru olmadığını, kupür ile ilgili sözleşme hükmünün değer toplamının 5 katı cezai şart uygulaması yapılsa bile miktarın 14.375,00 TL olabileceğini belirterek, haksız olarak kesilen 34.448,00 TL'nin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl davada davanın konusunun kalamdığı anlaşıldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, Birleşen 2010/38 esas sayılı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 14.167,19 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla isteğin reddine, karar verilmiş, davalının temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucu hüküm Dairemizin 29.05.2018 tarih, 2015/38413 Esas, 2018/6351 Karar sayılı kararı ile onanmış, davalı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
1-Dosyadaki yazılara mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK'nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirine uygun olmayan davalının tüm karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2-Davalı SGK Başkanlığı'nın 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 36. maddesi hükmüne göre harçtan muaf olmasına rağmen yasal düzenlemeye aykırı olarak, karar ve ilam harcının davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması HMUK'un 438/7.maddesi hükmü gereğidir. Kararın bu yönden düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken zuhulen onanmasına karar verildiği bu kez yapılan karar düzeltme incelemesi sonucu anlaşılmakla, Dairemizin 29.05.2018 tarih, 2015/38413 Esas, 2018/6351 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, harç bakımından mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme taleplerinin reddine, 2.bentte açıklanan nedenle Dairenin 29.05.2018 tarih, 2015/38413 Esas, 2018/6351 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemenin hüküm fıkrasındaki “Peşin harcın mahsubu ile bakiye 442,00 TL nisbi harcın davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına,” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine, ”davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan peşin harcın kararın kesinleşmesinden sonra istem halinde davacıya iadesine” cümlesi yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12/05/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy