... vekili avukat ... ile ... Ticari Ve Sınai Ürünler Paz. San. Ve Tic. A.Ş.vekili avukat...aralarındaki dava hakkında ... 2. Tüketici Mahkemesinden verilen 21/06/2018 gün ve 2018/68-2018/201 sayılı hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalıyla imzaladıkları gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca davalının yapımını üstlendiği ... Konutları projesinde bulunan 13 numaralı daireyi satın aldığını, proje değişikliği sonucu davalı tarafından 77 metrekare olarak teslimi taahhüt edilen bu daire yerine 69,46 metrekare olan 26 numaralı dairenin teslim tarihi olan 23.09.2010 tarihinden 3 ay gecikerek tesliminin gerçekleştirildiğini ileri sürerek, vaat edilenden küçük inşa edilen daire nedeniyle oluşan 10.898,73 TL maddi tazminat ve 3 aylık geç teslim nedeniyle oluşan 1.800,00 TL kira gelir kaybının yasal faizleriyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma öncesi davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 10.898,73 TL’nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kira kaybı alacağına yönelik talibin reddine dair verilen kararın temyizi Dairemizin 31.10.2017 tarih, 2015/21856 esas- 2017/10423 karar sayılı ilamı ile geç teslimden doğan zarar yönünden kira kaybı belirlenerek kira kaybına da hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, davacının kira kaybı alacağının kısmen kabulü ile 1.662,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2018 tarihinden itibaren 2.590,00 TL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Eldeki davada, reddedilen asıl alacak miktarı 138,00 TL olup, karar tarihi (21.06.2018) itibariyle 2.590,00 TL.yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz dilekçesinin REDDİNE, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy