MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusu olmayan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 37.000,00 TL anahtar teslim bedelli araç satışının yapıldığını, satış bedelinden bakiye kalan 13.000,00 TL’nin ödenmediğini, alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, itirazın iptaline konu icra takip dosyasında düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya 01.12.2010 tarihinde tebliğ edildiği, itirazın ise yasal 7 günlük itiraz süresi geçirildikten sonra 10.12.2010 tarihinde yapıldığı, bu haliyle duran bir takibin olmadığı gerekçesiyle koşulları oluşmayan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, araç satış sözleşmesine dayalı bakiye satış bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartıdır. Mahkemece, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya 01.12.2010 tarihinde tebliğ edildiği ve 7 günlük yasal itiraz süresi geçirildikten sonra 10.12.2010 tarihinde yapılan itirazın sonuç doğurmayacağı ve bu durumda duran bir takip olmadığından itirazın iptali davasının koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle karar verilmiş ise de, dosya içerisinde yer alan İcra Müdürlüğünce İzmir Posta İşletme Müdürlüğü’ne hitaben yazılan 10.01.2011 tarihli yazıda, icra takibine konu ödeme emrinin tebliğine yönelik tebligatın yapılması için 03.12.2010 tarihinde bildirimde bulunulduğu, tebliğ tarihinin ise posta memuru tarafından sehven 01.12.2010 tarihinde yazıldığı, tebligata ilişkin kayıt hususunda bilgi verilmesinin talep edildiği, aynı tarihli Posta İşletme Müdürlüğü tarafından verilen cevabında, ödeme emrinin 04.12.2010 tarihinde tebliğ edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı borçlu tarafından ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süresi içerisinde itiraz edilmiş olduğuna göre mahkemeden itirazın iptalinin istenilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. O halde, mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-3 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30/01/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy