MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...’ın, olay tarihinde katılan bankaya müşteri gibi gelip, banko üzerindeki parayı çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin 765 sayılı TCK'nın 491/3 maddesindeki suça uyduğu halde, eylemin 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesine uyduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı ise de, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 491/3. maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından,
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK’nın 491/3. maddesine uyan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanunun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının, sanık hakkında hükümlülük kararının verildiği 11.10.2006 ile inceleme tarihleri arasında geçmiş bulunması ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy