MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı ve sanığın suç tarihinde gece vakti mağdurun işyerine kapı kilidini kırarak girip, hırsızlık suçunu gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4. maddeleri gereğince işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş, sanık hakkında bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken kısa kararda ve gerekçeli kararda, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi yerine, TCK’nın 142/2-b maddesinin yazılması uygulama doğru yapıldığından; 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak aynı Kanunun 35. maddesinin 143. maddesinden önce uygulanması sonuç cezayı değiştirmediğinden tebliğnamedeki (1 ve 2) nolu bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi gözetilerek, 53/1. maddesindeki tüm fıkraların uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Sanığın tekerrüre esas alınan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.1995 tarih ve 1995/130 Esas - 1995/202 Karar sayılı 765 sayılı TCK'nın 497/1, 61, 59, 31, 40. maddeleri gereğince verilen 4 yıl 2 ay ağır hapis cezasına ilişkin ilamın 07.12.2001 tarihinde yerine getirildiği ve infazdan sonra 3 yıldan fazla sürenin geçtiğinin anlaşılması karşısında; koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1.maddesinin a-e bentlerinde ön görülen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına’’ ve “İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.1995 tarih ve 1995/130 Esas - 1995/202 Karar sayılı 765 sayılı TCK'nın 497/1, 61, 59, 31, 40. maddeleri gereğince verilen 4 yıl 2 ay ağır hapis cezasına ilişkin ilamının tekerrüre esas alınmasına” ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy