(5237 S. K. m. 53, 143) (5271 S. K. m. 326)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Her iki sanık aşamalarda ısrarla aracı kendilerinin çalmadığını, H. isimli kişinin getirdiğini söyledikleri, yakalama tutanağında da araçta 3. kişinin bulunduğu ve 3. şahsın yakalanamadığının belirtildiği, H. isimli kişi araştırılmadan eksik soruşturmayla karar verilmesi,
2) Otonun çalınma saati tam olarak tespit edilmeden suçun gece işlendiğinden bahisle T.C.K.nun 143 üncü maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
3) Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 Sayılı T.C.K.nın 53/1 inci maddesinin "c" bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2 nci fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4) 5271 Sayılı C.M.K.nun 326/2 nci maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç sebebiyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar S. D. ve M. R. müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeple tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 22.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy