(5237 S. K. m. 61) (5237 S. K. m. 35, 116, 141, 142, 143) (765 S. K. m. 493)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü.
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5252 Sayılı Kanunun 9/3 maddesi uyarınca, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya, denetime olanak verecek şekildi uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 Sayılı T.C.K.nın 141 ve 142 nci maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı T.C.K.nin 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Kanunun 116/2-4 maddesine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturacağı gözetilerek sonucuna göre lehe Kanunun takdiri gerektiğinin düşünülmemesi,
Sanık hakkında eylemi sebebiyle temel ceza belirlendikten sonra, önce eylemin gece işlenmesi sebebiyle cezadan artırma yapılması, daha sonra eylemin teşebbüs aşamasında kalması sebebiyle cezadan indirim yapılması gerekirken, cezada önce teşebbüs sebebiyle indirim, sonra eylemin gece işlenmesi sebebiyle artırım yapılarak 5237 sayıl T.C.K.nun 61/4-5 maddesine aykırı davranılması,
Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle 5271 Sayılı C.M.K.nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
5237 Sayılı T.C.K.nun 53/1 inci maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin 3. fıkrasına aykırı davranılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, kazanılmış hakları saklı tutularak hükmün açıklanan sebeple tebliğnameye uygun olarak bozulmasına, 09.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy