MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
...
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, pazar yerinde alış verişte olan mağdurun cebindeki parayı çekip almak suretiyle işlediği hırsızlık suçundaki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-b maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Mağdurun parasının çalındığını farkettikten sonra yakaladığı sanığın, çaldığı parayı verdiği kimliği saptanamayan üçüncü kişinin olay yerinden kaçtıktan sonra mağdurun yanına gelerek parayı iade ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin tamamlandığı gözetilmeden yerinde ve yasal olmayan gerekçeyle teşebbüsten hüküm kurulması,
3- 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine aykırı olarak aynı kanunun 168. maddesinin, 35. maddeden önce uygulanması,
4- Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, sanığın adli sicil kaydında yazılı hükümlülüklerinin silinme koşulları değerlendirilerek, hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık hakkında CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine; 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy