MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar vermek
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ... ... hakkında hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından; sanık ... hakkında ise mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyizin incelenmesinde;
Sanık ... ... hakkında hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme suçları ile ilgili olarak, 5395 sayılı ÇKK’nın 23/1. maddesi uyarınca verilen ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına’ ilişkin karara karşı, aynı Kanunun 23/7. (5271 sayılı CMK’nın 231/12. md. 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun ile ek fıkra) maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından,
Sanık ... hakkında ise, 5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’un 5219 sayılı Kanun ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından,
Sanıklar ... ... ve ... müdafiilerinin temyiz taleplerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 5271 sayılı CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca sanık ... ... müdafii yönünden yasa yolu ile merciinde yanılma, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık ... hakkında hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesine gelince;
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 35/2, 31/2. maddelerine uyan hırsızlığa teşebbüs suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanunun 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık asli zamanaşımının, sanık hakkında hükümlülük kararının verildiği 06.11.2006 ile inceleme tarihleri arasında geçmiş bulunması ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy