MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında müşteki ...'a karşı işlediği hırsızlık suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde:
Sanığın olay günü gecesinde müştekinin Tofaş Doğan marka ve model aracının keşfen muhkem olduğu saptanan sol ön kapısını tornavida ile açarak hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında eyleminin 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesine uyduğu halde yazılı madde ile uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerini olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCY.nin 142/1-b., 143. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı yasanın uzlaşma kapsamında kalan 151. maddesine uyan mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu gözetilmemiş ise de, sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 491/2., 522. (pek fahiş) maddelerine göre yapılan uygulamanın her durumda sanık lehine olması sonuca etkili görülmediğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008, 6-47/43 ve 23.03.2004, 41/70 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanık hakkında uygulama yeri olmayan 765 sayılı TCK'nın 491/2 maddesinin yerel mahkemece uygulanmış olması sebebiyle, ceza 1 yıl.2 ay hapis olarak belirlenmiş ve hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın geçici madde: 1/1.fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nm 231/5-14. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş ise de; sanığın sabit kabul edilen eyleminin asıl cezası 1 yıl 2 ay olmayıp, mahkemenin kararında gösterdiği oran uygulansa bile sonuç ceza 3 yıldan fazla hapis bulunacağından ve aksi hal sanığın; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, hükmolunması gereken ceza miktarı itibariyle, 5271 sayılı CMK'nm 231. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına olanak bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... müdafîinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında mağdur ...'ya karşı işlediği dolandırıcılık suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde:
Sanığın mağdura, başkasından çaldığı aracın şasi numarasını hurda olmuş bir aracmkini takmak suretiyle mağduru aldatarak satması şeklindeki eylemine uyan ve zamanaşımı bakımından lehe olan 765 sayılı TCK'nm 503/1. maddesindeki dolandırıcılık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli dava zamanaşımının, kararın verildiği 27.12.2005 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafîinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, CMK'nm 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02.02.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy