MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Geceleyin bina içinde hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müşteki ...'ın hırsızlığı sabah saat: 06.20'de farketmesi ve sanığın savunmasında işyerine gece girmediğini beyan etmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine uygun olarak, eylemin geceleyin işlendiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden TCK’nın 143. maddesi ile uygulama yapılması,
2-5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesinin a, b, d ve e bendinde yer alan hak yoksunluklarının sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin (4), (5) ve (6) fıkraları da göz önünde bulundurularak, mahkûmiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.12.2011 gün 2011/2-363 esas ve 2011/286 sayılı kararına göre bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki hüküm fıkrasından ‘‘suçun gece vakti işlenmiş olması nedeniyle verilen ceza üzerinden TCK'nın 143. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırım yapılmasına,” “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına” ve ''5275 sayılı
Yasanın 108/4. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesine'' ilişkin bölümlerin çıkarılarak, yerlerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ ve “ sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlelerinin eklenmesi ile sanık hakkındaki cezanın 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b ve 62. maddeleri gereğince sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası şeklinde belirlenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy