MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamada herhangi bir yanlışlık bulunmadığının anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kararda tekerrüre esas alınan ilamın infaz tarihinin 10/03/2002 olması, suç tarihinin de 27/08/2005 olması karşısında TCK'nin 58/2-b. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2-Suçun işleniş şekli ve kalkışma durumuna göre şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 145. maddesi uyarınca indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle onama isteyen tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK' un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 15.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy