MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Osmaneli Sulh Ceza Mahkemesi’nin 03.06.2002 tarihli kararını Cumhuriyet Savcısının, sanık ... yönünden de temyiz ettiği ve anılan kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından 13.09.2005 tarihinde adı geçen sanık için de bozulduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki sanık ... ile ilgili görüş benimsenmemiştir.
Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCK’nın 491/İlk maddesine temas eden hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre aynı yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımın suç tarihi olan 31.03.2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafilerinin itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 18.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy