MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I) Üst Cumhuriyet savcısının, sanıklar ... ve ...'a yüklenen suç eşyasını kabul etmek suçlarına yönelik temyiz istemi hakkında yapılan incelemede ;
Sanıklara yüklenen suç eşyasını kabul etmek suçunun gerektirdiği cezanın türü ve süresine göre, 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 13/04/2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması ;
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE ;
II) Sanık ...'e yüklenen hırsızlık ve hırsızlık malı satın almak suçlarından yapılan incelemede ;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.Ancak;
1)5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522. (pek hafif) maddelerinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; sanığın yakınan ...'a yönelik eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 53. maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/2, 53 ve 151/1, 53.
maddelerine uyan iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı ile 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesi uyarınca yakınanın kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği de araştırılarak, aynı yasanın 168/1. maddesinin uygulanma şartları değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu ;
2)Sanık ...'ün aşamalardaki, yakınan ...'e ait iş yerinden çalınan eşyaları sanık ...’dan aldığına yönelik beyanları; sanık ...'in de bu malları adresini ve açık kimliğini belirtemediği ... isimli şahıstan aldığı şeklindeki ifadesi; suça konu malların çalındığı tarih ile görevlilerce ele geçirildiği tarih arasında kısa bir sürenin bulunması dikkate alındığında, sanık ...'nın yakınan ...'e yönelik eyleminin hırsızlık suçunu oluşturmasına karşın yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi ;
Kabule göre de ;
3)Sanık ...'nın yakınan ...'e karşı gerçekleştirdiği kabul edilen hırsızlık malı bilerek kabul etmek suçundan hükmolunan 8 gün süreli hapis cezasının, 647 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereğince, aynı yasanın 4/1. maddesinde yazılı adli para cezası ya da tedbirleri çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ;
4)Mahkemece dosya üzerinde inceleme yapması için görevlendirilen bilirkişinin raporuna göre, yakınan ...'e ait iş yerinden çalınan eşyaların 657.000.000 TL olarak belirlenen değerinin suç tarihine göre “ hafif “ olmasına karşın yazılı şekilde “ pek hafif “ kabulü ile sanık hakkında hükmolunan cezadan fazla oranda indirim yapılması ;
Bozmayı gerektirmiş sanık ... müdafii ile üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 05/07/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy