MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Hükümlüler ..., ..., ..., ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; .
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre hükümlüler ..., ..., ..., ... müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2-Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmün gerekçesinde hükümlü ... hakkında suçun işleniş biçimi,sanığın olay nedeniyle oluşan zararı karşılamamış bulunması ve eylemin niteliği itibariyle cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi kanaatinin oluşmaması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmadığı belirtildiğinden ,mahkemenin gerekçesi yasal ve yeterli kabul edilmiş ve tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiği ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 492. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a,143, 5377 sayılı yasanın 5. maddesiyle yapılan değişiklikten önceki ve lehine olan 31/3, 59. maddeleri uygulandığında sonuç ceza itibariyle 5237 sayılı TCK'nın hükümlü lehine olacağı gözetilmeden,ertelemenin sonuçları itibariyle 765 sayılı TCK'nın lehe olduğu belirtilerek hükümlü hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, infaz aşamasındaki hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 08.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy