MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında eylemlerine uyan TCK'nın 142/1-e maddesi uyarınca hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 1 numaralı bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-18.02.2010 tarihli olay ve yakalama tutanağı içeriği ile dosya kapsamına göre, sanıkların suça konu aküyü olay yerinden 50 metre ileride duvar dibine saklayarak eylemlerini tamamladıkları gözetilmeden haklarında TCK'nın 35/2. maddesi uyarınca indirim yapılması,
2-18.02.2010 tarihli olay ve yakalama tutanağı içeriğine göre, sanık ...'ın yakalandığında suça konu aküyü sakladıkları yeri göstererek mağdura iadesini sağladıkları anlaşılmakla, sanıklar hakkında TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanık ...'ün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi hükmünün gözetilmesine, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy