(5237 S. K. m. 53, 58) (5275 S. K. m. 108) (1412 S. K. m. 322)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü.
Yargıtay C. Başsavcılığının 24.10.2011 gün ve 86977 sayılı karar düzeltme istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 12.09.2011 gün ve 2011/1215 esas, 2011/895 karar sayılı düzelterek onama ve bozma kararları kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Sanıkların, yakınana ait işyerinin kapısını kırarak içeri girip hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı TCK. nun 116/1 ve 151/1 inci maddeleri gereğince konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
1- Sanık E. D. hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK. nun 53 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasına aykırı olarak 1 inci fıkranın (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihi yerine cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
b- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108 inci maddesinin 4, 5 ve 6 ncı fıkraları, Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir. hükmünü içermektedir. Buna göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıvermeyle ilgili karar verecek mahkemeye aittir.
Bu açıklamalar ışığında, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında TCY'nın 58/6-7 nci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazdan sonra 3 yıl denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer C.Savcısı ve sanık E. D. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 53/1 inci maddesinde öngörülen tedbirlerin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine 53/1 inci maddesinde belirtilen ve 53/3 üncü maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3 üncü maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına tümcelerinin eklenmesi ve mükerrirliğe özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilen hüküm fıkrasında hapis cezasının infazından sonra başlama üzere taktiren 3 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına ilişkin tümceden taktiren 3 yıl süre ile tümcesinin çıkartılması suretiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek onanmasına,
2- Sanık B. D. hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasına aykırı olarak 1 inci fıkranın (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihi yerine cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
b- Sanık hakkında, TCK.nun 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezanın infazına hükmedilmiş ise de; Sanığın, hangi hükümlülüğünün tekerrüre esas alındığının denetime olanak sağlayacak biçimde kararda açıklanmaması,
c- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108 inci maddesinin 4, 5 ve 6 ncı fıkraları, Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir. hükmünü içermektedir. Buna göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıvermeyle ilgili karar verecek mahkemeye aittir.
Bu açıklamalar ışığında, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında TCY'nın 58/6-7 nci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazdan sonra 3 yıl denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer C.Savcısı ve sanık B. D. müdafiin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak bozulmasına, 31.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy