(5237 S. K. m. 58, 116, 141, 142, 151) (765 S. K. m. 493)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Hükümlü S. T.'ın soyadının karar başlığına yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, bu yönde de bozma isteyen tebliğnameye iştirak edilmemiştir. Sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) 5237 Sayılı T.C.K.nın 141 ve 142 nci maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı T.C.K.nın 493/1 inci maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eylemlerinin 142/1-b, maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Kanunun 116/1-4 üncü maddesinde tanımlanan geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve yakınma da bulunduğu için 151/1 inci maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 8.4.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 1.6.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 Sayılı T.C.K.nın lehe kabulüyle yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58 inci maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3) 5237 Sayılı T.C.K.nun 53/1 inci maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin 3. fıkrasına aykırı davranılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü S. T. müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 05.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy