MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında gece vakti işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından dava zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
A-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6 maddesinin a bendinde yazılı '' kasıtlı bir suçtan mahkum olmama '' koşulunun bulunmaması nedeniyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Tamamlanmış hırsızlık suçlarında uygulunabilen 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin, somut olaya göre teşebbüs aşamasında kalan hırsızlık suçunda uygulanması ile suça konu çalınan malzemenin tespit edilen değerinin az olmamasına ve öngördüğü koşullar gerçekleşmemesine karşın TCK'nın 145/1. maddesi uyarınca sanığın cezasından indirim yapılması ve sanık ...'ün dosya içerisindeki sabıka kaydına göre, tekerrüre esas oluşturan mahkumiyet kaydı bulunmasına rağmen, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar hakkında temel ceza üzerinden TCK'nın 35. maddesi gerğince 3/4 oranında indirim yapılırken hesap hatası yapılarak akabinde bu hatalı hesap üzerinden TCK'nın 145 ve 168 maddelerinin uygulanması ile 1 ay 10 gün yerine, 1 ay 15 gün hapis cezası tayini ile fazla cezaya hükmedilmesi,
2-Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan, nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine '' 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına'' cümlelerinin eklenmesi ve sanıklar hakkında '' netice olarak 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına'' ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine '' netice olarak 1 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına'' cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanıklara soruşturma ve kovuşturma aşamasında müdafi tayin edilmiş olması ve her iki sanık müdafiinin duruşmaya katılarak karar aleyhine temyiz yoluna başvurmuş olduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamenin bozma isteyen 1 nolu düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tamamlanmış hırsızlık suçlarında uygulunabilen 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin, somut olaya göre teşebbüs aşamasında kalan hırsızlık suçunda uygulanması
2-Suça konu çalınan malzemenin tespit edilen değerinin az olmamasına ve öngördüğü koşullar gerçekleşmemesine karşın TCK'nın 145/1. maddesi uyarınca sanığın cezasından indirim yapılması
3-Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
4-Sanıklar hakkında temel ceza üzerinden TCK'nın 35. maddesi gerğince 3/4 oranında indirim yapılırken hesap hatası yapılarak akabinde bu hatalı hesap üzerinden TCK'nın 145 ve 168 maddelerinin uygulanması ile 1 ay 10 gün yerine, 1 ay 15 gün hapis cezası tayini ile fazla cezaya hükmedilmesi,
5-Suç tarihinde sabıkasız olan sanıklar hakkında belirlenen cezanın iki yıldan az olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesiyle eklenenen
cümle de gözetilerek, hükmolunan cezanın tür ve süresine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy