MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sınık müdafisinin yüzüne karşı verilen 25.04.2007 tarihli hükmün, süresinde temyiz edilmediği anlaşılmakla birlikte; sanığın müdafi atandığından haberdar olmadığından, sanığın dilekçe tarihi öğrenme tarihi ve temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1-son ,55/3, 102/3, 104/2.maddelerine ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 31/2, 66/1-e, 66/2, 67/4.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının suç tarihi olan 15.03.2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy