MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, hırsızlık
...
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanığın; müştekiler ..., ..., ... ile ...'a yönelik eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nın 503/1. maddesindeki dolandırıcılık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 157/1, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihleri olan 03.03.2005, 06.05.2003, 01.09.2004 tarihlerinden inceleme gününe kadar geçmiş bulunması,
2-Sanığın müşteki ...'a yönelik eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 492/7. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4. ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 01.11.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... vasisinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 08.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy