(5237 S. K. m. 31, 142, 168) (5271 S. K. m. 196)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın aşamalarda alınan beyanlarında, aracın sağ ön kapısının anahtar kısmına eski bir demir parçası sokarak kapısını açtığını belirttiğinin anlaşılması karşısında, eylemine uyan TCK'nın 142/2-d maddesi yerine aynı yasanın 142/1-b maddesine göre hüküm kurulmak suretiyle hakkında eksik cezaya hükmolunması,
2- Suçun işlendiği tarihte 12-15 yaş grubunda bulunan sanık hakkında TCK'nın 31/2 maddesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle hakkında fazla cezaya hükmolunması,
3- Sanığın, sokak üzerinde müştekisinin henüz başvurusu bulunmadığı bir anda polisler tarafından tesadüfen görülerek sorulması üzerine para ve bıçağı aldığı aracı söyleyerek iadeyi sağladığı anlaşılmakla, hakkında etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen TCK'nın 168/1 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4- Başka bir suçtan aynı yer cezaevinde tutuklu olarak bulunduğu anlaşılan sanığın son oturumda hazır bulundurulmadan yokluğunda yargılama yapılarak hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196 ncı maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Y. K. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMK'nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 26.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy