(5271 S. K. m. 196) (765 S. K. m. 492, 493, 522) (5237 S. K. m. 7, 116, 142, 143, 151) (5252 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İstinabe yoluyla sorguya çekilen sanık, sorgusunda esas mahkemesinde ifade vermek istediğini belirtmesi karşısında, duruşmada hazır bulundurulup savunma imkanı sağlanmadan CMK'nın 196/2 maddesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hırsızlığın, giriş kattan 1. kata tırmanılarak evin balkon penceresi zorlanmak suretiyle gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında; pencerenin sağlam ve dayanıklı olup olmadığının ve eylemde şahsi çeviklik gerekip gerekmediğinin araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 493/1 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3- 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 üncü maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 116/2, 151/1, maddelerine karşılık 765 sayılı TCK'nın 492/1 veya 493/1, 522 maddelerine uyan eylem nedeniyle denetime olanak sağlayacak biçimde uygulama yapılıp, sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
4- Somut olayda sanığın eylemlerinin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4 üncü maddesinde tanımlanan geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve şikayet bulunduğu için 151/1 inci maddesine uygun mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
5- Sanığın eylemini gece vakti işlediğinin anlaşılması karşısında hakkında TCK'nın 143 üncü maddesinin uygulanmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık N. A.'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 18.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy