(5237 S. K. m. 43, 141) (5271 S. K. m. 170, 225)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 18.03.2011 tarihinde yakınan M. A. Ü.'a karşı işlenen suçlardan dolayı 08.04.2011 günlü iddianameyle kamu davası açıldığı halde bu konuda bir karar verilmemesi,
2- İddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık hakkında, 22.03.2011 tarihinde yakınan M. K.'a karşı işlenen suçlardan 5271 sayılı CMK'nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden 5271 sayılı CMK'nın 225/1 inci maddesine aykırı davranılması,
3- Kabule göre de;
Sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında on gün ara ile yakınan M. K.'a karşı hırsızlık suçu işlediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden iki ayrı suç kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık M. Ö.'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle teblignameye aykırı BOZULMASINA, 13.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy