(5237 S. K. m. 50, 141, 142, 168)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuğun müştekiye ait balkondan hırsızlık yapması şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu halde aynı Yasanın 141/1. maddesi ile uygulama yapılması,
2- Suça konu eşyaların ihbar üzerine kollukça suça sürüklenen çocuğun üzerinde ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, rızai iade bulunmadığı halde TCK'nın 168. maddesinin uygulanması,
3- Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olması ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı Kanunun 50/1. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk E. D. müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının gözetilmesine, 29.05.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy