(5237 S. K. m. 38, 39, 43, 165)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık E. K. hakkında yapılan yargılama sonucunda; suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan TCK'nın 165/1. maddesinden mahkumiyetine ilişkin KDZ. Ereğli 2.Asliye Ceza Mahkemesince verilen 01.02.2011 tarih 2007/189 ve 2011/32 E-K. sayılı hükmün sanığın temyizi üzerine Dairemizin 11.09.2013 tarih ve 2012/10685-2013/23809 E-K. sayılı ilamı ile TCK'nın 165/1. maddesinin uygulanması sırasında hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmemesi eleştiri ile onandığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2013 tarih ve KD-2013/373956 sayılı yazısı ile, sanık hakkında 2007/180-2011/30 E-K. sayılı ilamının Dairemizin 16.01.2013 tarih, 2012/11742-2013/490 E-K. sayılı kararı ile; a-Hükmü temyiz etmeyen dosyanın diğer sanığı M. P.'ın hazırlık, savcılık ve sorgudaki ifadelerinde 24.01.2007 - 09.02.2007 - 11.02.2007 tarihlerinde, KDZ. Ereğli ilçesinde, hırsızlık suçlarından elde ettiği pek çok çalıntı oto teybini sanık E. K.'a sattığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında hırsızlık ve suç eşyasının satın alınması suçundan birden fazla kamu davası açılıp açılmadığı, açılmış ise diğer dava dosyaları getirtilip, incelenerek davaların birleştirilmesi ile TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığının tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile hüküm kurulması, b-5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesinin hapis cezası yanında adli para cezası da öngördüğü gözetilmeden, hapis cezası ile yetinilmesi noksanlıklarından dolayı bozulduğu belirtilerek Dairemizin onama kararının yineDairemizin bozma kararı doğrultusunda bozulması yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine Dairemizin 19.02.2014 tarih ve 2013/36589-2014/5190 E-K. sayılı kararı ile, Dairemizin 11.09.2013 tarih ve 2012/10685-2013/23809 E-K. sayılı onama kararı kaldırılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2013 tarih ve KD-2013/373956 sayılı yazısında belirtildiği üzere BOZMA kararı verildiği, ancak bu kezYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2014 tarih ve KD-2013/374101 sayılı yazısı ile Dairemizin 19.02.2014 tarihli vaki itiraz üzerine vermiş olduğu ve suç vasfını da tayin eden 19.02.2014 tarih ve 2013/36589-2014/5190 sayılı BOZMA kararının kaldırılarak hırsızlık suçuna azmettirme şeklinde gerçekleşen vasıf yönünden en son verilen 20.03.2014 tarihli, 2014/12552-2014/10267 E-K. sayılı karar doğrultusunda yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi istenilmekle; okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2014 tarih ve KD-2013/374101 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 19.02.2014 tarih ve 2013/36589-2014/5190 sayılı BOZMA kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Hakkında hüküm kesinleşen temyiz dışı diğer sanık M. P.'ın "R. P." isimli şahsa ait kimlik bilgileriyle kollukta müdafii huzurunda verdiği ifadesi ile Cumhuriyet Savcısına gerçek kimliği ile verdiği beyanında, oto teyp hırsızlığı yapma konusunda kendisine sanık E. K.'ın telkinde bulunduğu, hırsızlık için Zonguldak mahallini tercih etmesi konusunda kendisine yönlendirdiği, Zonguldak iline hırsızlık amacıyla gittiğinde kendisine PTT kanalıyla para gönderdiği şeklindeki ifadesi karşısında; sanık Ergin ile temyiz dışı sanık M.'ın Zonguldak Ereğli ilçesinde hırsızlık yapılan 3 farklı tarihte yoğunlaşan telefon görüşmelerine ilişkin HTS kayıtları da dikkate alınıp; dosya kapsamında elde edilen verilerden ve UYAP ortamında yapılan araştırmalar sonucunda tespit edildiği üzere, sanık Ergin hakkında Kdz. Ereğli ve Zonguldak Asliye Ceza Mahkemelerinde aynı nitelikteki ve fakat mağdurları farklı olan birçok kamu davası açıldığının bu kamu davaları ile ilgili yapılan yargılamalar sonucunda, sanığın eyleminin her bir mağdura karşı ayrı ve bağımsız suç oluşturduğunun kabul edilerek mahkumiyet kararları verildiği anlaşılmakla; sanık E. K.'ın eyleminin diğer sanık M.'ın suç teşkil eden eylemlerine iştirak niteliğinde bulunup bulunmadığının ve varsa bu iştirak eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 38/1 veya 39/2. maddelerinden hangisinin kapsamına girdiğinin; diğer yandan, sanık Ergin'in eyleminin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğunun kabulü halinde ise, sanık hakkında zincirleme şekilde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulup kurulamayacağının değerlendirilmesi bakımından, diğer dosyaların tespit edilip bu dosyaların getirtilerek, duruşma sırasında incelenip tespit edilecek bulguların duruşma tutanaklarına yansıtılması, aralarında yeterli irtibat tespiti halinde ortak bir mahkemede birleştirilmesi hususunun değerlendirilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık E. K.'ın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle itiraz istemine uygun olarak BOZULMASINA, 28.05.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy